Alışmışlık
Tüm bu alışmışlık ve hissizlikle tüm bu yazdıklarımı baştan sona okudum. Hala net bir tespit yapamamakla birlikte bazı cümleler canımı acıttı. Bazı hisler fazla tanıdık geldi. Sana artık hak verdiğim kısımlar artmaya ve tüm saçmalıklarımın farkındalığını arttırmaya başladım. Ancak böylesine saf bir sevgi bu kadar kısa sürebilirdi. Artık hayatımda değilsin. Belkide bir daha asla karşılaşmayacağız. Ama sana karşı beslediğim iki duygu var. İlki hayal kırıklığı öylesine büyük bir hayal kırıklığı ki bunu atlatmam oldukça zamanımı alacak. Diğeri ise utanmışlık. Bunu biraz da bana hissettirdiğin olarak ele almak istiyorum. Senin için yaptığım her şeyden utanıyorum. Bu bir pişmanlık değil kesinlikle. Sana karşı bir nefret de beslemiyorum artık. Yalnız senin gibi birini bu kadar tutkuyla ve bu kadar saf sevdiğim için utanıyorum. Tüm hislerimi görmezden geldiğim ve kendimi hiçe sayıp bir kenara attığım için kendimden özür diliyorum. Kendimi affetmeyi bekliyorum. Eskisi gibi yoğun duygular yok artık içimde ne kendime ne de başkasına karşı. Sanki o büyük duygu dolu kayalar kuma dönüşüp kalbimden sızıp gitmiş gibi. Tüm o anlam yüklediğim her şey oldukça anlamsız. Bu ânı uzun bir süredir beklememe karşın neden mutluluk duymadığımı da anlamlandıramıyorum. Sadece hayatı kaçırmadan dozunda yaşamaya başlıyorum. Ve bunu olgunluk olarak adlandırıyorum. Ne vazgeçiyorum ne de bitmeyen hırslarla devam ediyorum. Ne koşuyorum ne de duruyorum. Sadece yürüyorum yere bakarak yürüyorum. Çünkü çarpmam hiçbir şeye artık biliyorum. Belki bir gün biri çıkar da yoluma gözlerine bakmam için beni zorlar ve öyle hemen vazgeçmez işte belki o zaman tüm bu satırladığım hisleri tekrarlarım ve bu sefer ne hayal kırıklığı dolar içim ne de utanç.
Gece saat 2 den sonra verilen kararlar genelde hep yanlışmış ama bu şuana kdr verdiğim en doğru karar olabilir.
Yorumlar
Yorum Gönder