Mezarlık
Bu gün, insanların iyi olabileceğine olan inancımı kaybetmekle birlikte daha ne kadar kötüleşebileceklerinden bahsetmek istiyorum. Sonuçları asla düşünmeyişlerinden, çoğu zaman kendilerini bile kendi iğrençlikleriyle kirletebileceklerinden. En çok da kalplerinin katmerleşmiş kirinden bahsetmek istiyorum. Tabi tüm bunlar anlatırken midemi bulandırıyor. Yinede her seferinde fazlasıyla alışmış hissediyorum. Bu öfkemi kaybettirmemekle birlikte arada bir kalbimin bir köşesine sıçratılan acıyı sızlatıyor. Sonuçta tüm hayal kırıklıklarını kendimiz için yaşıyoruz karşımızdaki için değil. Onu kendimizde en güzel yere yerleştiriyor sonra da sığmayınca hayal kırıklığına bürünüyoruz. Oysa sorun biziz sorun bizim hatalarımız, sorun verdiğimiz tavizler, sorun karşımızdakinin ayna olduğu yanılgısına kapılmamız. Maalesef verdiğimiz kadar alamıyoruz bazı şeyleri. Sonrasında gelen pişmanlık silsilesi… vazgeçiş, soğuyuş bırakış ve gidiş… Dönmeyişler dönmek istemeyişler de takip ediyor tüm bunları. Sonra biri çıkıp tüm bunlara rağmen devam etmen gerektiğini söylüyor. Devam etmek için nedenlerin azalıyor. Daha sessiz yerlere ihtiyaç duyuyorsun ve aklına ilk gelen yer bir mezarlık oluyor
Yorumlar
Yorum Gönder