yüregimdeki bir avuç toprakta...
Umut sizi hayata bağlayan ince bir ip olabiliken hayal kırıklığı teninizde soğuk bir his bırakabilecek sivrilikte olabilir. Birilerini sevmekten sıkılırsın. Olmasını istediğin ama asla olmayan şeylerin peşinde koşmaktan yorulursun. Kafanın içinde yapmak istediklerin ve yapmaktan vazgectiklerin birbirine karışır. Ayıklayamazsın. Uyumak istersin. Okyanustaki her bir tuz tanesi kadar düşüncelerin olur bazen. Bir kibrit çöpünün yanışı kadar kısa bir sürede ayıklamanı beklerler o tuzları kumlardan. Oysa uykudayken senin için seçilir her şey sanki, bildiğin bir rolü hakkıyla oynar gibisindir. Hiçbir duygu kendini geleceğe taşımaz. O an yaşanır ve biter. Böylesi daha az yorucu olur. İçinde büyümez hiçbir dert. Sanki yüreğinde o dertlerin toprakları kalmaz, hiçbiri filizlenemez. Yüreğindeki bir avuç toprakta çürüyüp gider hepsi. Hiç koku bırakmadan... Oysa dışarıya attığın her adımda hatta bazen dört duvar arasında, içindeki o dertleri çürüten toprak her dert için parsellere ayrılır. Kalbinin bile zor sığdığı yer dert çiçekleriyle dolar. Görenler ne güzel çiçekler diyip geçer köklerini sadece sen hissedersin. Derinlere işler, budandıkça batar.
Yorumlar
Yorum Gönder